Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na karşı, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine ilişkin bir dava açtı. Dernek, bu yönetmelikte yer alan bazı maddelerin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek iptalini talep etti.
Bu dava, özel gereksinimi olan çocuklara yönelik sağlık raporlarının nasıl düzenlenmesi gerektiğini belirleyen yönetmeliğin, sağlık kurullarının işleyişi ve yetki paylaşımına ilişkin hükümlerini hedef aldı. Dava konusu maddeler, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) başlığı altında düzenlenmiş olup, raporların kimler tarafından hazırlanacağı ve bu sürecin nasıl işleyeceği konularını kapsamaktadır.
Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “ÇÖZGER yetkili hekimi”, çocukların özel gereksinimlerini değerlendirecek olan ve hizmet içi eğitim almış çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dal veya yan dal uzmanı olarak tanımlanmıştır. Davacı dernek, bu düzenlemenin özellikle bilişsel gelişim, otizm ve özgül öğrenme güçlüğü gibi psikiyatrik sorunların değerlendirilmesinde yetersiz olduğunu iddia etmiştir. Dernek, bu tür raporların %90’ının çocuk psikiyatrisi uzmanlık alanına girdiğini vurgulayarak, yetkili hekimin çocuk psikiyatrisi uzmanı olması gerektiğini savunmuştur. Dernek ayrıca, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının bu tür raporları düzenleme konusunda yeterli yetkinliğe sahip olmadığını öne sürmüştür.
Yönetmeliğin 6. maddesi, ÇÖZGER sağlık kurulunun nasıl oluşturulacağını ve nasıl işleyeceğini düzenlemektedir. Altıncı fıkra, kurulda en az üç uzman hekim ve bir ÇÖZGER yetkili hekiminin bulunmasını zorunlu kılar. Yedinci fıkrada ise, çocuğu izleyen hekimin raporu hazırlayacağı, eğer böyle bir hekim yoksa ÇÖZGER yetkili hekiminin değerlendirme yapacağı belirtilmektedir. Davacı dernek, bu düzenlemenin sağlık hizmetlerinin aksamasına ve zaman kaybına neden olacağını ileri sürmüştür. Ayrıca, çocuk psikiyatrisi uzmanlarının yalnızca “danışılabilir” olarak nitelendirilmesinin, onların rolünü etkisizleştireceği ve yanlış teşhis riskini artıracağı savunulmuştur.
Yönetmeliğin eki olan ÇÖZGER Özel Gereksinim Alanları Kılavuzu, çocukların zihinsel gelişimi ve otizm spektrum bozukluğu gibi durumların nasıl değerlendirileceğini belirlemektedir. Bilişsel Gelişim Alanı başlıklı bölümde, kullanılacak yöntemler açıklanmış ve bu alandaki değerlendirmelerin uzmanlar tarafından yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Davacı dernek, bu bölümdeki düzenlemelerin eksik olduğunu, otizm spektrum bozukluğu olan çocukların belirtilerinin ve ağırlık düzeylerinin yeterince tanımlanmadığını iddia etmiştir. Dernek, otizmli çocukların gereksinimlerinin “Özel Koşul Gereksinimi Var (ÖKGV)” olarak sınıflandırılmasının eksik olduğunu savunmuştur. Yönetmeliğin ek 2’sinde bulunan diğer maddelerde tanılarda teşhis aşaması detaylandırılmış, belli süre ve belli tedavi, eğitsel ve psikososyal uygulamalar sonrası yaşanan değişikliklere göre engel durumu işaretlenmesi belirlenmişken; Dernek Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısında tanıdan itibaren ÖKGV işaretlenmesinin mesleki bir fikir birliği içermediğini, Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısının sadece ÖKGV ile nitelendirilmesinin bu tanıya uygun olmadığını, ÖKGV işaretlenmeyecek ve Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısı alabilecek durumda çocukların da bulunduğunu iddia etmiştir.
Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yönetmeliğin bilimsel verilere ve uluslararası standartlara uygun olduğunu savunmuştur. Bakanlıklar, ÇÖZGER yetkili hekiminin yalnızca süreç koordinasyonundan sorumlu olduğunu ve diğer uzmanlara göre üstün yetkisinin bulunmadığını ifade etmişlerdir. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların yeterince değerlendirildiği ve yönetmeliğin çocuğun üstün yararını gözettiği belirtilmiştir.
Danıştay 10. Dairesi, davayı incelemiş ve Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği’nin bazı iddialarını haklı bulmuştur. Otizm spektrum bozukluğu ile ilgili düzenlemelerin eksik olduğunu belirterek, bu bölümdeki eksikliklerin düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak diğer maddelerle ilgili itirazlar reddedilmiştir. Danıştay, otizm ve yaygın gelişimsel bozuklukların yönetmelikte yeterince detaylandırılmadığını tespit ederek, ilgili kısmın iptaline karar vermiştir. Ancak, ÇÖZGER yetkili hekiminin rolü ve kurulun yapısı hukuka uygun bulunmuştur.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 26 Mayıs 2023 tarihinde 32202 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Evde Bakım Yönetmeliği kapsamında, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre düzenlenen raporlar, engellilik sınıflandırmasına dayalı olarak belirli seviyelerde “bakıma ihtiyacı olan engelli” tanımını yapmaktadır. Bu tanımlamalar arasında “Çok ileri düzeyde ÖGV”, “Belirgin ÖGV” ve “Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV)” ibareleri bulunmaktadır. Çocuklar için düzenlenen raporlarda, “Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V tanı kriterleri) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10 tanı kriterleri)” teşhisi olan çocuklar, ÖKGV olarak işaretlenmekteydi.
Ancak, Danıştay 10. Dairesi’nin 20 Mart 2024 tarihli ve 2019/7783 esas, 2024/1001 karar sayılı kararı ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in (ÇÖZGER) 2 numaralı ekinde yer alan, Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Alanı başlıklı bölümünde otizm spektrum bozukluğu ve yaygın gelişimsel bozukluklara yönelik verilen “ÖKGV” işaretlenmiş raporların düzenlenmesi iptal edilmiştir. Bu karar gereğince, kararın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğ edildiği 22 Temmuz 2024 tarihinden itibaren, “Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10)” teşhisi konulan çocuklar için ÖKGV işaretlenmiş sağlık raporları artık geçersiz sayılacaktır. 20 Mart 2024 tarihinden itibaren düzenlenen ve ÖKGV işaretli olan raporlar, yasal olarak geçerliliğini kaybetmiştir. Bu sebeple, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yapılan evde bakım ücreti başvuruları, tebliğ tarihi olan 22.07.2024 tarihinden itibaren alınan raporlarda Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi tarafından Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) ÖKGV işaretli çocuklar için kabul edilmeyecektir. Ayrıca, önceden hizmet alanlar, bu tarihten sonra raporlarını yenilemeleri nedeniyle bu hizmetlerden yararlanamayacaktır. Özetle bu tarihten sonra alınan yeni alınan veya yenilenen raporlarda rapor hukuki olarak çocuk ve ergen psikiyatrisi tarafından Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanı kriterleri yok hükmündedir. Çocuğun diğer değerlendirme alanlarında bir engeli olması ve bu engel durumunun raporda belirtilmesi halinde ise sadece o kısımlar değerlendirilerek hizmet sağlanacaktır.
Bu durum, sadece evde bakım hizmetinde değil, aynı zamanda özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinde de hak kayıplarına neden olacaktır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın bir an önce yönetmeliklerde düzenleme yaparak, oluşacak hak kayıplarını önleyecek adımlar atmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, birçok çocuk ve aile, evde bakım hizmeti başvuruları ve diğer hizmetlerde mağduriyet yaşayacaktır.
Özetle değerlendirmek gerekirse; bir çocuğa ait ÇÖZGER raporunda Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısı çocuk ve ergen psikiyatrisi tarafından konulduğunda engellilik durumu yönetmelik gereği sadece ÖKGV olarak işaretlenebiliyor, dernek diğer tanılarda aşamalandırmalı ve çocuğun durumuna göre bir derecelendirme yapılabildiğini, bu tanı için bu aşamalandırmanın doktor tarafından yapılamadığını, tanılama konusunda bir mesleki görüş birliğinin olmaması nedeniyle bu maddenin iptal edilmesini istemiştir. Derneğin diğer taleplerinden ve derneğin varoluş amacından da anlayabileceğimiz gibi dernek çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlarının haklarını korumayı ve diğer branş doktorlarına karşı kendi alanını savunmayı amaçlamaktadır. Danıştay ise derneğin diğer maddelerini reddedip, bu maddeyi iptal ederek aslında çocuklar için verilen sağlık kurulu raporlarında Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısı bölümünü geçersiz kılmıştır. Bu durum; çocuklar için verilen sağlık kurulu raporlarında Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısının verilmesini artık hukuken mümkün kılmamaktadır. Bu tarihten sonra alınan raporlar ilgili kısım yok sayılarak hizmet alınırken değerlendirilecektir. Yani bir çocuğun sadece Otizm Spektrum Bozukluğu (DSM V) ya da Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (F84 – ICD 10) tanısı varsa o rapor 20.03.2024 tarihinden sonra alınmışsa yok hükmündedir. Bu tanı dışında başka tanılar mevcutsa sadece o tanı ve derecelendirme göz önünde bulundurularak hizmetlerden faydalandırılma durumu değerlendirilebilecektir.
Bu hak kayıplarını önlemek için, Sağlık Bakanlığı’nın, ÇÖZGER Yönetmeliği’nde gerekli düzenlemeleri bir an önce yapması gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca idarenin Danıştay kararlarını otuz gün içinde uygulaması zorunludur. Değişikliklerin yapılmaması durumunda, yalnızca evde bakım hizmetlerinde değil, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinde de ciddi mağduriyetler yaşanacaktır.